Yaratılmışlara yemin etmenin hükmü

2007 Ağustos 17
by mehmet selim polat

  Bu meselenin esası şudur: Allah’a karşı herhangi bir yaratığa yemin etmek, yahut onunla Allah’tan istekte bulunmak:
1. Ya vâcib veya müstehab bir emir,
2. Ya haram, veya mekruh bir yasak,
3. Yahut da emir de edilmeyen, nehiy de olunmayan bir mubahtır.
A. Eğer, «bu tevessül işi, hiçbir yaratık ayırdedilmeden hepsi ile meşru veya mubahtır» denilirse, o takdirde, «Allah Teâlâ’ya, ins ye cin şeytanlarıyla da dua etmek lâzım gelir» sonucu çıkar ki, hiç bir müslüman bunu söylemez.
B. Şayet «bu tevessül, meselâ Allah’ın, Kitabında kendilerine yemin ettiği büyük (muazzam) yaratıklarla meşru veya mubahtır» denilirse, o takdirde:
«Bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı zaman gündüze, yarattığı erkek ve dişiye» (92 Leyl 1-3)
«Güneş ve onun ayıdınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, parlaklık verdiği zaman gündüze, onu örtüp bürüdüğü zaman geceye, göğe ve onu bina edene, yere ve onu yayıp döşeyene, nefse ve onu düzenleyene» (91 Şems 1-7),
«Geceleri geri dönüp (aydınlık yayan) ve akıp akıp yuvalarına giden (yıldız) lara, karanlığa yöneldiği zaman geceye, nefeslendiği zaman sabaha» (81 Tekvir 15-18 )
«Tozutup savuran (rüzgâr)lara, (su) yükü taşıyan (bulut)lara» (56 Zâriyât 1-4)
«Tûr’a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab’a, Ma’mûr Ev’e, yükseltilmiş tavan’a, dolan denize» (52 Tûr 1-6)
«Saflar bağlayıp duranlara, sevk (u idare) ve (Men’u) zecredenlere, zikri tilâvet edenlere» (37Sâffât 1-3)
yemin etmenin ve onlarla Allah’tan istemenin meşruiyyeti lâzım gelir.
Allah, yaratıklarından bir kısmına yemin ediyor; zira onlar kendisinin âyetleri (varlığının alâmetleri) ve yaratıklarıdır. Bu şeyler, rablığının, Hanlığının, birliğinin, ilminin, kudretinin, iradesinin, rahmetinin, hikmetinin, büyüklüğünün ve izzetinin delilleridir. Binâenaleyh, Allah Sübhanehû ve Teâlâ onlara yemin ediyor; çünkü O’nun bunlara yemini Zât-ı Sübhânî’yi ta’zimdir.
Biz yaratıkların ise, icmâ ve naslarla sabit olduğu üzere, bunlara yemin etmeye yetkimiz yoktur. Hiçbir mahlûka yemin edilmeyeceğine dair, birden fazla icmâ zikredilmiştir. Bu konuda âlimler sahabe icmaını zikretmişlerdir. Dahası var; böyle bir yemin, yasaklanmış bir şirktir.
Kim Allah’a bunlarla dua ederse, o kimsenin, bütün erkek ve dişilerle, kendisine günahı ve takvası ilham edilmiş olan her nefisle, rüzgârlar, bulutlar ve yıldızlarla, güneş ve ayla, gece ve gündüzle, incir (tin) ve zeytin (zeytûn) ile, Tûr-i Sina ile, Emîn Belde Mekke’yle, Kabe, Safa, Merve, Arafat, Müzdelife, Minâ vesair yaratılmışlara ve güneş, ay, yıldızlar, melekler, İsâ-Mesîh ve Uzeyr gibi Allah’tan başka kendilerine (müşriklerce) tapınılan- tapınılmayan yaratıklarla Cenâb-ı Hak’tan istemesinin meşruiyeti lâzım gelir. Halbuki bu yaratıklarla Cenâb-ı Haktan istemek yahut Allah’a karşı bunlara yemin etmek, İslâm Dîninde en büyük bid’at ve münkerattan, çirkinliği avam-havas herkesçe bilinen şeylerdendir.
Yine bunlardan, üfürükçü ve efsuncuların muska ve adak taşlarına yazdıkları yemin ve efsunlarla Allah’a karşı yemin ederek istekte bulunmanın da meşru olması lâzım gelir. Hattâ şu dahi söylenebilir: Bunlarla Allah’tan istekte bulunmak caiz olunca, ‘insanlara karşı bu gibi şeylerle yemin etmek haydi haydi caiz olur. O takdirde de, cincilik yapmak ve cinlere karşı bunlara yemin vermek İslâm Dîninde meşru olmuş olur. Halbuki, bunu söylemek, küfrü, İslâm’dan çıkmayı, hattâ tüm peygamberlerin dininden çıkmayı gerektirir,
_______
İbn-i Teymiyye

Henüz yorum yok

Yorum Yapın

Note: You can use basic XHTML in your comments. Your email address will never be published.

Subscribe to this comment feed via RSS